ÇEKTE KARŞILIKSIZDIR İŞLEMİ YAPILMASINA SEBEBİYET VERMESİ SUÇUNA İLİŞKİN YARGI KARARLARI KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETME (DÜZENLEME) SUÇUNDA ŞİKAYET HAKKI KİME AİTTİR? “5941 sayılı Çek Yasası 5. maddesinde düzenlenen “karşılıksız çek düzenleme” suçunun tamamlanması için, çekin ibraz edildiği banka tarafından 5941 sayılı Çek Yasası 3. maddesinde yazılı “karşılıksızdır” işleminin yapılması gerekmektedir. Suçun faili, Türk Ticaret Yasası’nda belirtilen zorunlu unsurları ihtiva eden ve yasal ibraz süresi içerisinde bankaya sunulduğunda karşılıksız olduğu anlaşılan çeki düzenleyen kişilerdir. Ayrıca bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayet şartına tabidir. Anılan suç nedeniyle şikayet hakkına sahip olan kişi, 5941 sayılı Yasa’nın 5/1. maddesinde yazılı olduğu üzere “hamil” dir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde hamil; “elinde bulunduran, üzerinde taşıyan” olarak tanımlanmıştır. Kıymetli evrak hukukunda ise hamil; “kambiyo senedini hukuka uygun olarak elinde bulunduran”, yetkili hamil; ” kambiyo senedi bedelini talep etme hakkı olan şahıs”, ciro; ” kambiyo senedinden doğan hakların tahsil veya temlik amacıyla başkasına devri işlemi”, ciranta; “kambiyo senedini ciro eden kişi” , lehtar; “kambiyo senedi metni üzerinde ilk hak sahibi olan kişi” olarak tanımlanmaktadır. 6728 sayılı Kanun ile değişik 5941 sayılı Çek Yasası’nın 5/1. maddesi uyarınca, bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve yargılama sırasında İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Doktrinde; çekin muhatap bankaya ibraz edilmesi üzerine, karşılığının bulunmadığı tespit edildikten sonra üçüncü bir www.alomaliye.com kişiye devredilmesinin teknik anlamda “alacağın temliki” hükmü doğuracağı, bu nedenle alacak hakkının çeki devralana geçmesine rağmen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle doğan şikayet hakkının devredilemeyeceği gerekçesi ile 5941 sayılı Kanun’daki “hamil” ibaresinin cirantaları kapsamadığı ve suçun mağdurunun yalnızca çeki ibraz eden hamil olduğu, karşılıksızdır işlemi yapıldıktan sonra çeki elinde bulunduran kişinin daha önceki cirantalardan biri veya ciro silsilesi içerisinde yer almayan başka bir üçüncü kişi olması arasında ceza hukuku yönünden bir fark bulunmadığı, bu durumun sadece takip hukuku açısından bir farklılık oluşturabileceği yönünde görüş bulunduğu gibi, Şikayet hakkının çeki elinde bulunduran hamile ait olduğu, bu itibarla hamil tanımının; bankadan “karşılıksızdır” işlemi yapılmasını talep eden kişi ile çeki elinde bulunduran ve ciro silsilesi içerisinde yer alan önceki cirantaları da kapsadığı yönünde görüş de mevcuttur. Kambiyo senetlerinden doğan her türlü dava, talep ve şikayet hakkı senede bitişik olup, senetten bağımsız olarak kullanılamaz. Kural olarak çeki elinde bulunduran yetkili hamil, çekten doğan her türlü alacak hakkına sahip olduğu gibi karşılıksız çek keşide eden kişileri şikayet hakkına da sahiptir. Çeki elinde bulundurmayan cirantaların şikayet hakkı bulunmamaktadır. Çünkü bu kişiler, çeke bağlı olan talep haklarını devrettikleri gibi şikayet haklarını da devretmiş sayılırlar (TTK m. 789). Bu kişiler hamil olmadıkları için bankadan ödeme talebinde bulunamazlar ve yeniden hamil sıfatını kazanmadan şikayet hakkını da elde edemezler. 5941 sayılı Kanun’daki “hamilin şikayeti” kavramı lafzi yorum doğrultusunda ele alınacak olursa kanun koyucu, başkaca bir şart aramaksızın şikayet hakkını doğrudan hamile vermiştir. Suçun düzenlenme amacı; çek bedelinin ödenmesini sağlamaktır. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; “karşılıksızdır” işlemini yaptıran kişinin, çek bedelini banka yerine kendisinden önce ciro silsilesinde yer alan cirantalardan herhangi birinden tahsil etmesi halinde, “şikayet” yönünden hukuki bir yararı kalmamaktadır. İşlenmiş bir suç hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma şartının, bu suç yönünden mağduriyeti ve şikayet yönünden hukuki yararı kalmayan bir kişiye ait olması suçun düzenlenme amacına uygun düşmemektedir. Uyuşmazlığa konu her iki Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında da sanıklar tarafından keşide edilen çeklerin süresi içerisinde bankaya ibrazlarını müteakip, “karşılıksızdır” işlemine tabi tutuldukları noktasında bir farklılık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, soruşturma ve kovuşturma şartı olan şikayet hakkının kime ait olduğu noktasında ortaya çıkmaktadır. Karşılıksız çek düzenleme suçunda şikayet hakkının; çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz eden hamil ile “karşılıksızdır ” işlemi yapıldıktan sonra çeki elinde bulunduran ve aynı zamanda “karşılıksızdır” işlemi yapılmadan önceki dönemde geçerli ve meşru ciranta olan kişiye ait olacağına, 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.” (Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2018/3072 E., 2018/5874 K.). ÇEKİN BANKAYA İBRAZ TARİHİNDE, ÇEK HESABININ BULUNDUĞU BANKADA ÇEKİN KARŞILIĞINI BULUNDURMAKLA YÜKÜMLÜ OLAN ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYESİNİN ÜYELİĞİNİN SONA ERMİŞ OLMASINA RAĞMEN BU DURUMUN TİCARET SİCİL GAZETESİNDE TESCİL VE İLAN EDİLMEMİŞ OLMASI “5941 sayılı Kanun’un 5/1. maddesinde düzenlenen “çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme” suçunun failinin; aynı Kanun’un 5/2. maddesinde yazılı olduğu üzere, çek karşılığını bankada bulundurmakla yükümlü olan tüzel kişinin mali işlerini yönetmekle görevlendirilen yönetim organı üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa bu sefer yönetim organını oluşturan tüm gerçek kişiler olacağı kuşkusuzdur. Herhangi bir nedenle (sürenin dolması, istifa vb.) yönetim kurulu üyeliği ve dolayısıyla çekin karşılığını bankada bulundurma yetkisi, Kanunda yazılı usulüne uygun şekilde sona ermiş olan yönetim kurulu üyesinin, yönetim kurulundan ayrılması hususunun şirket yönetimi tarafından ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmemiş olması halinde; şirketin yönetim kurulundan ayrıldıktan sonra karşılıksızdır işlemine tabi olan bir şirket çeki nedeniyle kural olarak cezai sorumluluğuna gidilemeyecektir. Ancak anonim şirket adına düzenlenen çekin karşılığını bankada bulundurmakla görevli yönetim kurulu üyesinin Kanunda öngörülen sebeplerle ve usulüne uygun şekilde bu üyeliği sona ermesine ve bu husus yönetim kurulu tarafından tescil ve ilan edilmemesine rağmen; ayrıldığı anonim şirket yararına olmak üzere piyasada kendisi, ayrıldığı anonim şirketle bağlantısı olduğu tespit edilen üçüncü kişiler veya ayrıldığı anonim şirket adına; çek düzenlemeye, bu kişiler adına düzenlenen çeki bir şekilde ele geçirerek şirketin alacaklılarına şirket menfaatine teslim etmeye veya anonim şirket adına halen yönetici gibi davranarak bu çeklerle anonim şirket yararına mal veya hizmet alımına devam etmesi halinde; adı geçen yöneticinin borçlu anonim şirketle fiili bağlantısını sona erdirmediği kabul edilerek, çekin karşılığını bankada bulundurmakla yükümlü olacak diğer anonim şirket yöneticileriyle birlikte cezai sorumluluğunun devam etmesi gerektiğine, 03.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.” (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 2019/33988 E., 2019/147958 K.) 5941 SAYILI KANUNUN 5. MADDESİ ATFI İLE İCRA VE İFLAS KANUNUNUN 347/1 MADDESİNE GÖRE ÇEK İLE İLGİLİ KARŞILIKSIZDIR İŞLEMİ YAPILMASINA SEBEP OLMAK SUÇLARINDAN DOLAYI ŞİKÂYET HAKKI, FİİLİN ÖĞRENİLDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN ÜÇ AY VE HER HALDE FİİLİN İŞLENDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN BİR YIL GEÇMEKLE DÜŞECEĞİNE İLİŞKİN BAM KARARI “Davaya konu çekin ciro silsilesine göre suça konu çekin Yapı Kredi Bankası Finike Şubesi tarafından takas odasına konulmak suretiyle 01/04/2019 tarihinde işlem gördüğü, sonrasında 10/04/2019 tarihi itibarıyla müşteki Durmuş Uludağ tarafından çekin bankaya ibrazı suretiyle 2.030 TL banka yükümlülük tutarının tahsil edildiği anlaşılmakla, Karşılıksızdır işleminden sonra suça konu çekin kime hangi tarihte teslim edildiğinin ilgili banka şubelerinden sorulması, ayrıca suça konu çekten dolayı icra takibi yapılmış ise icra dosyası getirtilerek müştekinin çekin karşılıksızdır işlemini öğrendiği tarihin tespit edilmeye çalışılması, tespit edilememesi halinde müştekinin çekin karşılıksızdır işlemini öğrendiğini beyan ettiği tarihe itibar edilerek şikayetin süresinde olup olmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve esasa aykırı olduğundan, istinaf başvurusunda bulunan müşteki vekilinin ileri sürdüğü nedenler bu yönü ile yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK’nun 289/1 maddesi yollamasıyla CMK’nun 280/1-e maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,5271 Sayılı CMK’nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.” (Antalya BAM 13. Ceza Dairesi, 2020/712 E., 2020/318 K.). ŞİKAYET SÜRESİ AÇISINDAN KARŞILIKSIZDIR İŞLEMİNİN ÖĞRENİLDİĞİ TARİHİN ARAŞTIRILMASINA İLİŞİKİN BAM KARARLARI “…Davaya konu çekin ciro silsilesine göre suça konu çekin Yapı Kredi Bankası Finike Şubesi tarafından takas odasına konulmak suretiyle 01/04/2019 tarihinde işlem gördüğü, sonrasında 10/04/2019 tarihi itibarıyla müşteki … tarafından çekin bankaya ibrazı suretiyle 2.030 TL banka yükümlülük tutarının tahsil edildiği anlaşılmakla, Karşılıksızdır işleminden sonra suça konu çekin kime hangi tarihte teslim edildiğinin ilgili banka şubelerinden sorulması, ayrıca suça konu çekten dolayı icra takibi yapılmış ise icra dosyası getirtilerek müştekinin çekin karşılıksızdır işlemini öğrendiği tarihin tespit edilmeye çalışılması, tespit edilememesi halinde müştekinin çekin karşılıksızdır işlemini öğrendiğini beyan ettiği tarihe itibar edilerek şikayetin süresinde olup olmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve esasa aykırı olduğundan, istinaf başvurusunda bulunan müşteki vekilinin ileri sürdüğü nedenler bu yönü ile yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK’nun 289/1 maddesi yollamasıyla CMK’nun 280/1-e maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA…” (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi. 12.10.2020 T., 2020/712 E., 2020/318 K.). “…Dosya içerisinde bulunan çek fotokopisinin incelenmesinde şikayetçi şirketin çeki bankaya ibraz eden hamil olmadığı, ilk ciranta olduğu, çeki bankaya ibraz edenin son ciranta olduğu, çekin karşılıksız çıkması üzerine ciro silsilesi içerisinde çekin şikayetçi şirkete geri döndüğü ve bu şekilde hamil konumuna geldiği anlaşılmıştır. Bu durumda şikayetçi şirketin fiili öğrenme tarihi, çekin karşılıksız işlemine tabi tutularak kendisine geri döndüğü tarihtir ve şikayet hakkı bulunmaktadır. Bu husus gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince müşteki şirketin yetkili hamil olmadığı kabul edilerek şikayet dilekçesinin reddine karar verilmek suretiyle, CMK 230. maddesine aykırı olarak yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile karar verilmesi…” (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi. 22.06.2017 T., 2017/2320 E., 2017/1865 K.). TÜZEL KİŞİ HAKINDA DA TEDBİREN ÇEK DÜZENLEME VE ÇEK HESABI AÇMA YASAĞI TEDBİRİNE HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİNE İLİŞKİN BAM KARARLARI “… Ancak, şirket çeki olmasına rağmen tüzel kişi hakkında tedbire hükmedilmemesi, Usul ve esasa aykırı ise de, bu aykırılık Dairemizce duruşma yapılmaksızın 5271 Sayılı CMK’nun 280/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün olduğundan, Hükmün 5.maddesine “….sanığın..” ibaresinden sonra gelmek üzere “….ve Tasfiye Halinde … İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin …” ibaresi EKLENEREK DÜZELTİLMESİNE…” (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi. 12.01.2021 T., 2020/3285 E., 2021/82 K.). “… çekin şirket çeki olmasına rağmen çek hesap sahibi tüzel kişiye tedbir kararı uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bu aykırılık Dairemizce duruşma yapılmaksızın 5271 Sayılı CMK’nun 280/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün olduğundan…” (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi. 30.12.2020 T., 2020/2053 E., 2020/3584 K.). SANIĞA USULÜNE UYGUN TEBLİGAT YAPILMADAN KARAR VERİLMESİ İLE ŞİKAYET DİLEKÇESİNDE İSMİ BULUNMAYAN ŞİRKETİN YÖNETİM KURULU HAKKINDA TEDBİR KARARI VERİLEMEYECEĞİNE İLİŞKİN BAM KARARI “… 1-) Sanık adına usulüne uygun tebligat yapılıp hakkındaki dava ve duruşmalardan haberdar edilmeden CMK’nun 289/1-e maddesine aykırı olarak kanunen hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda karar verilmesi, 2-) 5941 Sayılı Yasanın 5/1 maddesi gereğince çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı şikayet dilekçesinde gösterilen yetkili ve şirket hakkında verilebileceği halde, haklarında şikayet bulunmayan ve şikayet dilekçesinde isimleri belirtilmeyen şirketin yönetim kurulu hakkında da çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK’nın 289/1(e) maddeleri gereğince BOZULMASINA…” (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi. 25.06.2021 T., 2020/5945 E., 2021/3316 K.). İİK 351. MADDE GEREĞİ ŞİKAYETÇİNİN DİLEKÇE VE BEYANDA GÖSTERDİĞİ DELİLLERLE BAĞLI OLDUĞUNA İLİŞKİN BAM KARARI “ … Sanık hakkında iddianame yerine geçen şikayet dilekçesi ile icra ceza mahkemesine açılan davada, İİK’nın 351. maddesindeki, şikayetçinin dilekçe ve beyanda gösterdiği delillerle bağlı olduğu hükmüne aykırı olarak, şikayet dilekçesine konu yapılan çeklerin mevcut olup olmadığı, varsa yasal unsurlara haiz olup olmadığı, ibraz ve şikayetlerin yasal sürede yapılıp yapılmadığı ve müştekinin şikayet dilekçesine konu çekler yönünden şikayet hakkının bulunup bulunmadığı tespit edilmeden, müşteki tarafın bu hususta her hangi bir beyanı tespit edilmeden icra ceza mahkemesine hitaben yazılan şikayet dilekçesinde gösterilmeyen (seri numaraları farklı ) çekler ile ilgili hüküm kurulması, Yasaya aykırı görüldüğünden CMKnın 280/1-d, 289 maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA…” (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi. 13.11.2019 T., 2019/1432 E., 2019/3176 K.). Kaynak: Av. Pınar Bayram & Av. Fırat EPÖZDEMİR