iki tür ceza yaptırımı uygulanabilmektedir. Adli para cezasına bir suçun cezası olarak yalnızca mahkemeler tarafından hükmedilebilir. Diğer tüm devlet kurumlarının verdiği para cezaları idari para cezası niteliğindedir.
Adli para cezası, idari para cezasından farklı olarak ödenmediğinde hapis cezasına dönüşebilecek bir yaptırım türüdür. İdari Para Cezası, suç karşılığında verilen bir ceza olmadığı için ödenmediği zaman hapis cezasına çevrilemez.
Adli para cezası, suçun mağduru veya zarar görenine ödenmez, sanıktan tahsil edilen adli para cezası devlet hazinesine ödenir.
Kaç Çeşit Adli Para Cezası Vardır?
TCK’daki düzenlemeye göre yargılanan bir şahsa dört farklı yöntemle adli para cezası verilebilir:
• Doğrudan Hükmedilen Adli Para Cezası: TCK’da herhangi bir suçun karşılığı doğrudan adli para cezası olarak düzenlenmiş ise hakim hapis cezası değil, doğrudan adli para cezası vermek zorundadır. Örneğin, TCK 182/1 maddesi gereği “Taksirle Çevrenin Kirletilmesi” doğrudan adli para cezasını gerektirmektedir. Hemen belirtelim ki, ceza hukuku literatüründe 5237 sayılı TCK dışındaki özel ceza kanunlarında yer alan adli para cezalarına “doğrudan hükmedilen adli para cezası” denilmektedir. Uygulamada anlatımı kolaylaştırmak için kendi sistematiğimizde TCK ve diğer tüm kanunlarda doğrudan hükmedilen para cezalarını bu şekilde nitelendirmekteyiz.
• Seçenek Yaptırım Olan Adli Para Cezası: TCK’da herhangi bir suçun karşılığı olarak hapis cezası veya adli para cezası yaptırımlarından yalnız birinin uygulanması seçenek olarak öngörüldüğünde hükmedilen adli para cezası, seçenek yaptırım olan adli para cezasıdır. Örneğin, Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralama suçunda 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilebilir. Ceza hukuku literatüründe bu para cezaları “gün para cezası” olarak adlandırılmaktadır.
• Hapis Cezasından Çevrilen Adli Para Cezası: Kasten işlenen suçlarda bir yıl ve altındaki hapis cezaları, adli para cezasına çevrilebilir. Taksirle işlenen suçlarda (Örn, trafik kazası neticesinde 2 yıl 6 ay ceza verilse bile) ise ceza miktarına bakılmaksızın tüm cezalar adli para cezasına çevrilebilir. Ceza hukuku literatüründe aynı şekilde adlandırılmaktadır.
• Hapis Cezası ile Birlikte Hükmedilen Adli Para Cezaları: TCK’da bazı suçlar açısından hem hapis hem de adli para cezasının birlikte uygulanması öngörülmüştür. Örneğin; dolandırıcılık suçunda, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmedilir, yani her iki cezaya birlikte hükmedilir. Ceza hukuku literatüründe bu para cezaları da “gün para cezası” olarak adlandırılmaktadır.
Hapis Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilmesi Şartları
Hapis cezasının para cezasına çevrilmesi kararı, mahkeme tarafından bazı olgular gözlenerek verilir. Suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler mahkeme tarafından tek tek değerlendirilir. Örneğin, suçu işlediği için pişmanlık göstermeyen, saldırgan, hakkında suçta tekerrür hükümleri uygulanan bir failin, mahkum olduğu hapis cezası mahkeme tarafından para cezasına çevrilmez.
• Kasten İşlenen Suçlar: Kasten işlenen suçlarda (örn, kasten yaralama, hırsızlık, basit dolandırıcılık gibi) hükmedilen hapis cezasının miktarı 1 yıl veya altındaysa, hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.
• Taksirle İşlenen Suçlar: Taksirle işlenen suçlarda (örn, trafik kazası veya iş kazası neticesinde ölüm gibi) ise hapis cezasının paraya çevrilmesi için bir ceza sınırı yoktur. Taksirle işlenen suçlarda, hükmedilen cezanın miktarı ne olursa olsun (örneğin, taksirle işlenen bir suçtan 5 yıl hapis cezası verilse dahi ) her zaman paraya çevrilebilir. Suç taksirle işlenen suçlardan değilse; 2 yıl, 3 yıl veya 4 yıl gibi hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.
• Bilinçli Taksirle İşlenen Suçlar: Bilinçli taksirle işlenen suçlar nedeniyle hükmedilen hapis cezaları 1 yıl veya altında ise para cezasına çevrilebilir. Taksirli suçlara ilişkin hapis cezası miktarının dikkate alınmadan HAGB’nin uygulanması şeklindeki kural “bilinçli taksir” halinde uygulanmaz (TCK md. 50/4).
• Yukarıda bahsettiğimiz hapis cezalarının paraya çevrilmesi hakimin takdirindedir. Fakat bazı durumlarda hakimin takdir hakkı yoktur, eğer hükmolunan ceza 30 gün ve daha az süreli hapis cezası ise hakim, bu cezayı adli para cezasına veya seçenek yaptırımlara çevirmek zorundadır. Ayrıca, yargılanan kişinin yaşı 18’den küçük veya 65 yaşından büyük olması halinde de, hakim, 1 yıl veya altındaki hapis cezasını adli para cezasına veya seçenek yaprırımlara çevirmek zorundadır (TCK md.50/3).
Özellikle belirtelim ki, hapis cezası ile adli para cezasının birlikte yaptırım olarak öngörüldüğü suçlarda, sanık hakkında hükmedilen hapis cezası da adli para cezasına çevrilebilir. Örneğin, 6136 sayılı Kanun’un 13/1 maddesi, sanığın, “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adli para cezası” ile cezalandırılmasını öngörmektedir. Mahkeme, hem birlikte yaptırım olan adli para cezasına hükmedebilir, hem de sanık hakkında 1 yıl hapis cezası verdiğinde, bu hapis cezasını adli para cezasına çevirebilir.
Adli Para Cezası Nasıl Hesaplanır? Miktarı En Fazla Ne Kadardır?
Adli para cezası hesaplama yöntemi, ilgili suç düzenlenirken belirlenen ceza alt ve üst sınırları dikkate alınarak belirlenir. Suça ilişkin yaptırımda adli para cezasının alt veya üst sınırı belli değilse, sanık hakkında hükmedilecek adli para cezasının alt sınırı en az 5 gün, en fazla 730 gün kabul edilerek hesaplama yapılacaktır (TCK md. 52/1).
Adli para cezası hesaplanırken hakim önce sanığa verilecek cezanın gün sayısını belirler, belirlenen gün sayısı sanığın sosyal ve ekonomik durumu gözönüne alınarak en 20 TL, en fazla 100 TL’den adli para cezasına çevirir. Örneğin, hakaret suçu nedeniyle sanığın seçimlik ceza olan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinde alt sınır en az 90 gün olarak belirlenir, çünkü suçun hapis cezasının alt sınırı 3 aydır, belirlenen 90 gün en alt miktardan günlüğü 20 TL’den para cezasına çevrildiğinde sanık aleyhine toplam 1800 TL adli para cezasına hükmedilecektir.
Hapis cezası adli para cezasına çevrilirken veya doğrudan adli para cezasına hükmedilirken şu noktalara dikkat edilmelidir:
• Suçun kanunda belirlenen cezası sadece adli para cezası ise bu durumda genel sınırlar olan en az 5 gün, en fazla 730 gün ceza yaptırımı karşılığında, günlüğü en az 20 TL en fazla 100 TL üzerinden adli para cezası belirlenmelidir (TCK md. 52/1-2).
• Adli para cezasının üst sınırı 730 gün olmasına rağmen, suçun kanunda belirlenen cezasının üst sınırı daha fazla ise o suça özel düzenlenen adli para cezası dikkate alınmalıdır. Örneğin, nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası (TCK md. 158/1-birinci cümle), 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır. Bu suç açısından TCK’da 5000 güne kadar adli para cezası verilebileceği ayrıca düzenlendiğinden, hakim adli para cezasının üst sınırı olan 730 günü aşan bir miktara hükmedebilecektir.
• Yukarıda nitelikli dolandırıcılık suçu örneğinde olduğu gibi, kanun, hapis cezası ile birlikte adli para cezası öngörmüşse, örneğin kanunda suçun cezası olarak “2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 10.000 güne kadar adli para cezası” şeklinde bir ibareye yer verilmişse, adli para cezasının alt sınırı kanunda belirtilmediği için mahkeme alt sınırdan ceza vermeyi kararlaştırdığında, genel alt sınır olan 5 günden daha az ceza veremez.
• Kanunda suçun cezası olarak “1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası” şeklinde bir ibareye yer verilmişse, burdaki adli para cezası ceza hukukunda ‘seçenek yaptırım’ olarak tanımlanır. Seçenek yaptırım olan adli para cezalarında (kanunda “veya” ibaresi bulunan) hükmedilecek para cezasının alt ve üst sınırı, hapis cezasının alt ve üst sınırıdır. Örneğimizde hapis cezasının alt sınırı 1 yıl, üst sınırı 5 yıl olduğundan, adli para cezasının alt sınırı 365 günden az, üst sınırı da 1825 günden fazla olamaz.
Adli Para Cezası Ertelenir mi?
Cezanın Ertelenmesi kurumu, sadece hapis cezaları için uygulanabilir. Adli para cezasının ertelenmesi, kanuni engel nedeniyle mümkün değildir. TCK’ da ancak hapis cezalarının ertelenebileceği düzenlendiğinden adli para cezaları hakkında erteleme kararı verilemez (TCK md.51). Kişinin mahkum olduğu hapis cezası, seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilse bile ertelenemez.
Adli Para Cezası ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, yargılanan kişi hakkında verilen mahkumiyet hükmünün hiçbir sonuç doğurmaması olarak tarif edilebilir. Kişi 5 yıl gibi bir süreyle denetime tabi tutulur, denetim süresinde suç işlenmezse hakkındaki mahkumiyet kararı ortadan kalkar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık için adli para cezasından çok daha avantajlı bir hukuki statü meydana getirir.
Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez.
Adli para cezaları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceği haller şunlardır:
1. TCK, bazı suçlara yukarıda açıkladığımız üzere doğrudan adli para cezası mahkumiyeti öngörmüştür. Doğrudan adli para cezasına mahkumiyet halinde, adli para cezası hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
2. TCK, hapis veya adli para cezalarından herhangi birinin sanığa ceza olarak verilmesini seçenek yaptırım olarak düzenleyebilmektedir. Adli para cezasının seçenek yaptırım olarak düzenlendiği bu tarz suçlarda, adli para cezasına mahkumiyet halinde bu ceza hakkında da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
Adli Para Cezasının Ödenmemesi Halinde Ne olur?
Tüm adli para cezaları için, ne şekilde verilmiş olursa olsun (yukarıda açıkladığımız tüm şekillerde verilen adli para cezaları) hükümlüye bir adli para cezası ödeme emri tebliğ edilir. Tebliğ olunan ödeme emriyle hükümlü, belli süre içinde adli para cezasını ödemeye veya kamuya yararlı işte çalışma tedbirini kabul ediyorsa, kabul ettiğini beyan etmeye davet edilir.
• Hükümlü kamuya yararlı işte çalışmayı kabul ederse; hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Böylelikle hükümlü kamuya yararlı işte çalışarak tüm cezasını infaz edebilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde; çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilir, kalan kısım ise hapis cezasına çevrilir. Hapis cezasına çevrilen cezanın infazı için hükümlü tutuklanarak cezaevine konulur.
• Adli para cezasını ödemeyen ve kamuya yararlı işte çalışma isteminde bulunmayan hükümlü, belli bir prosedüre göre bazı yükümlülükler içerisine girer. Adli Para Cezası Ödeme Emri üzerine, adli para cezası ödenmez ve kamuya yararlı işte çalışma tedbiri süresi içinde kabul edilmezse; Cumhuriyet Savcısının kararı ile hükümlüye verilen para cezasının ödenmeyen kısmı hapis cezasına çevrilir. Süresinde ödenmeyen veya çalışmayla ilgili denetimli serbestlik kurallarına uymayan hükümlü ile ilgili adli para cezası, hapse çevrildikten sonra ödenirse hükümlü tahliye edilir. Yani, tüm adli para cezaları, ne şekilde hapse çevrilmiş olursa olsun, hükümlü hapisteyken ödenerek tahliyesi sağlanabilir.
Adli para cezasının ödenmemesi, hükümlünün tüm haklarını kaybetmesine yol açmaz. Hükümlü, ister cezaevindeyken isterse dışardayken mahkum olduğu para cezasını ödeyerek her zaman hapis cezasından kurtulabilir.
18 Yaşından Küçük Çocuklar Hakkında Hükmedilen Adli Para Cezası Ödenmezse Ne Olur?
18 yaşından küçük çocuklara verilen adli para cezası ödenmese bile hapse çevrilemez. Adli para cezasının ödenmemesi, hiçbir geliri olmayan küçük çocukların cezaevine girmesine neden olursa hukuk sisteminin kendi içinde çelişkiye düşmesine neden olurdu. Fakat, çocuklara verilen adli para cezasının tahsili amacıyla diğer kamu alacakları için izlenen usul ile icra işlemleri yapılabilir.
5275 Sayılı Kanun’un l06/4. maddesi gereğince “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” hükmü gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 2CD - Karar: 2017/68).
Adli Para Cezasını Taksitle Ödeme Mümkün mü?
Hapis cezasının paraya çevrilmesi, hükümlünün cezaevinden kurtulmasını sağlasa da ödeme güçlüğü çeken kişilerin adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle tekrar cezaevine girmesiyle de sonuçlanabilir. Adli para cezasını taksitlendirme, ödeme güçlüğü çeken kişilerin bu yükümlülüklerini yerine getirmesine yardımcı olan bir imkandır. Adli para cezasını taksitlendirme, kanunun öngördüğü infaz yöntemlerinden biridir. Hakim, yargılanan kişinin ekonomik durumunu göz önüne alarak hükmettiği adli para cezasının 24 aya kadar taksitlendirme yaparak ödenmesine karar verebilir (TCK madde 52). Taksit ödemeleri hükmün kesinleşmesinden itibaren başlar.
Hakim, adli para cezasının bir kerede ödenmesine de karar verebilir. Hakim, yargılanan kişiye 1 yıldan fazla olmamak üzere bir süre belirleyip belirlediği sürede adli para cezasının bir kerede ödenmesine karar verebilir. Bu süre de hükmün kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar.
Hakim, hükmettiği adli para cezasını taksitlendirmeyebilir veya ödenmesi için belirli bir süre de vermeyebilir. Bu durumda karar kesinleştikten sonra infaz için savcılığa verilir. İnfaz savcılığı hükümlüye ödeme emri göndererek adli para cezasının ödenmesini ister. Hükümlüye ödeme emri tebliğ edilmesinden itibaren 1 ay içinde, hükümlü, adli para cezasının 1/3’ünü öderse, kalanı iki eşit takside bölünerek tahsil edilebilir. Bu şekilde yapılan taksitlendirme işleminden herkes yararlanabilir.
Adli Para Cezası Nereye ve Nasıl Ödenir?
Adli para cezası verilmesine dair hüküm kesinleştikten sonra infazı amacıyla Cumhuriyet Savcılığı’na verilir. Adli Para Cezası’nın nereye ve nasıl ödeneceğine dair ayrıntılı prosedür şu linkte yazdığımız yazıda mevcuttur: Adli Para Cezası Nereye Ödenir?
Adli Para Cezası Mirasçılara İntikal Eder mi?
Ödenmeyen adli para cezası mirasçılara intikal etmez. 5237 sayılı TCK’nın 20/1 maddesine göre “Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.” Suç ve cezanın şahsiliği ilkesi denilen bu ilkeye göre adli para cezasından suçu işleyen kişi sorumludur, mirasçılar sorumlu tutulamaz.
Hakkında adli para cezasına hükmedilen sanık öldüğünde adli para cezasına dair hüküm infaz edilmeden ortadan kalkar.
Adli Para Cezası İtiraz, Temyiz ve İstinaf Sınırı
Adli para cezası, mahkemeler tarafından verilen bir cezadır. Mahkemeler tarafından verilen kararlara karşı itiraz veya istinaf kanun yollarına başvurmak mümkündür. Ancak, adli para cezası aleyhine Temyiz yoluna gitmek mümkün değildir. İstinaf başvurusu üzerine istinaf mahkemesinin verdiği karar kesindir.
İtiraz ve istinaf kanun yollarına ancak kanunun tayin ettiği süreler içerisinde başvurulabilir. İnfaz aşamasına gelmiş adli para cezası aleyhine itiraz, istinaf veya temyiz yoluna gitmek mümkün değildir.
• Adli Para Cezasına İtiraz: Adli para cezasına itiraz, verilen adli para cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi halinde mümkündür. Hakkında HAGB kararı verilen hükümlü mahkumiyet hükmüne itiraz edebilir. Hagb kararı verilmesi halinde itiraz başvurusu için herhangi bir miktar sınırı mevcut değildir.
• Adli Para Cezası Aleyhine İstinaf Başvurusu: Adli para cezası aleyhine istinaf kanun yolu ise HAGB kararı dışındaki mahkeme kararları için mümkün olmakla birlikte, doğrudan hükmedilen adli para cezası için istinaf sınırı mevcuttur. Adli para cezası istinaf sınırı 2016 yılı için 3000 (üç bin) TL’dir. İstinaf sınırı, yalnızca “doğrudan” hükmedilen 3000 TL ve altındaki adli para cezaları için geçerlidir. Yani, doğrudan verilen 3000 TL (dahil) ve altındaki adli para cezaları istinaf yoluna gidilemez. Fakat, hapis cezasından çevrilen adli para cezaları için istinaf sınırı yoktur. Hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının miktarı ne olursa olsun, isterse 3000 TL’nin altında olsun, bu cezalar aleyhine her zaman istinaf başvurusu yapılabilir.
• Adli Para Cezasının Temyizi: Miktarı ne olursa olsun adli para cezasına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez (CMK md. 286/2-a). Ayrıca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü istinaf mahkemesi kararları aleyhine temyiz yoluna gidilemez (CMK md. 286/2-c).
Adli Para Cezası İstinaf Sınırı Nasıl Belirlenir?
Bir suç sebebiyle verilen karar içerisinde yer alan cezalardan her biri ayrı bir hükmü oluşturmayıp, bu cezaların tamamı tek bir hükmü meydana getirmektedir. Bunun sonucu olarak çeşitli sebeplerle hükmün içerisinde birden fazla “cezanın” bulunduğu hallerde, istinaf sınırının belirlenmesi açısından cezaların her birinin miktarına değil, toplam ceza miktarına bakılması gerekir. Buna karşılık aynı kararın içerisinde birden çok suça dair hüküm bulunması halinde istinaf sınırı, her hüküm için diğerinden bağımsız olarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir (Yargıtay CGK - 2011/41 karar).
İstinaf sınırının altında yaptırım içeren bir hüküm için istinaf yoluna başvurulamaz. Hükümde açık hukuka aykırılıkların bulunması ya da hükmedilmesi gereken bir güvenlik tedbirine hükmedilmemiş olması da, kesin nitelikteki bir hükme, istinaf edilebilirlik vasfı kazandırmaz. İstinaf mahkemesince denetim olanağı bulunmayan bir hükmün de hukuka aykırılıklar taşıdığı gerekçesiyle istinaf başvurusu yoluyla incelenmesi istenemez (Yargıtay CGK-2010/230 karar).
İstinaf sınırının belirlenmesi konusunda dikkat edilmesi gereken diğer hususlar şunlardır (Yargıtay CGK - 2010/230 karar):
• Müsadere, tekerrür, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma vb. gibi güvenlik tedbirlerine mahkumiyet halinde; aynı karardaki kesin nitelikteki hükümler için de her yönüyle istinaf başvurusu yapılabilir (Yargıtay CGK 2005/143).
• İstinaf sınırı altında kalan bir adli para cezası mahkumiyeti ile ilgili suç vasfına yönelik istinaf başvurusu yapıldığında; eğer uygulanması talep edilen suç vasfının cezası kesinlik sınırının üzerindeyse, sadece suç vasfına münhasır olmak üzere istinaf sınırı altında bulunan hüküm dahi istinaf incelemesine tabi tutulabilir (Yargıtay CGK - 2005/151 karar).
• Yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırının altında kalan, suç vasfı doğru tayin edilmesine rağmen daha ağır bir cezayı gerektiren eyleme istinaf kesinlik sınırının altında ceza verilmiş ve sanığın aleyhine istinaf başvurusu yapılmışsa; mahkeme tarafında hükmedilen ceza istinaf sınırının altında olsa bile, hüküm istinaf incelemesine tabi tutulur (Yargıtay CGK - 2009/94 karar, 2009/209 karar)
Adli Para Cezası Ödenmezse En Fazla Ne Kadar Hapis Yatılır?
Mahkemenin hükmettiği adli para cezası, yukarıda açıkladığımız şekilde miktarı oranınca hapse çevrilir. Aşağıda ayrıntılarıyla anlattığımız üzare 5275 sayılı İnfaz Kanunu m.106/9 gereği adli para cezasının infazı sırasında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Ama hükmedilen adli para cezasının miktarı ne olursa olsun, tek mahkeme hükmündeki adli para cezası çok yüksek olsa bile, en fazla 3 yıl hapis cezasına çevrilebilir. Birden fazla mahkeme kararıyla mahkumiyet hükmü söz konusu ise, yani farklı hükümlerle adli para cezasına hükmedilmişse sanığın cezaevinde kalacağı hapis cezasının toplamı 5 yılı geçemez (5275 sayılı kanun m.106/7).
Özellikle belirtelim ki, adli para cezasına mahkumiyet sözkonusu olduğundan para cezası yerine çektirilecek maksimum hapis süresi olan tek hükümle üç yıl, birden fazla hükümle 5 yılcezaevinde kalan hükümlü, bu sürelerin karşılığını aşan miktardaki adli para cezasını hazineye ödemek zorundadır. Hapis cezası süresini aşaan adli para cezalarının tahsili için 5275 sayılı kanunun 106/11. maddesi gereğince ilâm Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin mal müdürlüğüne gönderilir. Mal müdürlüğü, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezasını icra işlemleri yapmak suretiyle tahsil eder.
Adli Para Cezası Memuriyete Engel midir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu md.48/5’e göre, ceza mahkemesi kararı memuriyete statüsünün kazanılması veya kaybedilmesi açısından iki şekilde etkili olmaktadır:
• İşlenen Suçun Ceza Miktarı: Kasten işlenen suçlarda 1 yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkum olan kişi devlet memuru olamayacağı gibi mevcut memuriyet statüsünü de kaybeder. Ancak, 1 yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına çevrildiğinde, asıl mahmkumiyet adli para cezası olarak kabul edileceğinden (TCK m.50/5) memuriyet statüsü bu cezadan etkilenmeyecektir. Özellikle tekraren hatırlatalım ki, kasten işlenen suçlarda 1 yıldan fazla hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.
• İşlenen Suçun Vasfı: Devlet Memurları Kanunu m.48/5 gereği, bazı suçlar memuriyete engel suçlar olarak kabul edilmiştir. Kanuna göre, bu suçlardan vaki mahkumiyet, işlenen suçun vasfı nedeniyle memuriyet statüsünün kazanılmasını engeller veya mevcut memuriyeti de sona erdirir. Devlet Memurları Kanunu’na göre, suç vasfı nedeniyle memuriyete engel suçlardan mahkum olunan cezanın miktarının bir önemi yoktur. Sanığın bu suçlardan mahkum olması yeterli olup mahkum olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de memuriyet engelini ortadan kaldırmayacaktır. Örneğin, hırsızlık suçu nedeniyle hükmedilen 10 ay hapis cezası adli para cezasına çevrilse bile, suç vasfı nedeniyle hırsızlık suçu memuriyete engel kabul edildiğinden hükümlü devlet memuru olamayacaktır.
Devlet Memurları Kanunu m.48/5’e göre, devlet memurluğuna mutlak bir şekilde engel olan ve bazıları da “yüz kızartcı suç” olarak kabul edilen suçlar şunlardır:
o Devletin güvenliğine karşı suçlar,
o Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,
o Zimmet, irtikâp, rüşvet suçları,
o Hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma suçları,
o Hileli iflas suçu,
o İhaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma suçları,
o Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
o Kaçakçılık suçları.
Adli Para Cezası Adli Sicile İşler mi? Sabıka Kaydı Bilgilerini Nasıl Silebilirim?
Adli para cezası da aynen hapis cezası gibi adli sicil kaydına işler. Adli sicil kaydı, yani sabıka kaydı aldığınızda işlediğiniz suçun karşılığında aldığınız adli para cezası gözükecektir. Adli para cezasını taksitle öderseniz son taksidin ödendiği gün, tamamını tek seferde öderseniz adli para cezasını tamamen ödediğiniz gün cezanız infaz edilmiş sayılır ve hakkınızdaki adli sicil kaydı silinerek bilgiler arşiv kaydına alınır. Adli para cezasına ilişkin Adli Sicil Kaydının Silinmesi, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından kendiliğinden yapılır. Kendiliğinden silinmeyen kayıtlar için dilekçeyle kaydın silinmesi talep edilmelidir.
Adli Para Cezalarında İndirim veya Koşullu Salıverilme Hükümlerinden Yararlanmak Mümkün mü?
Adli para cezası yaptırımının infazına ilişkin hukuk sistemimizde birçok değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikler çoğu zaman uygulamada karışıklığa yol açmaktadır. Adli para cezasının infazına ve koşullu salıverme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin üç dönem mevcuttur:
• 01.06.2005 Tarihinden Önce İşlenen Suçlara İlişkin İnfaz Dönemi: Suç bu dönemde işlenmişse 647 sayılı infaz kanunu yürürlükte olduğundan ödendiği takdirde para cezası infaz edilmiş sayılacaktır. Adli para cezası ödenmediği takdirde günlüğü 100 TL’den hapse çevrilecek, mahkum çevrilen hapis cezasının 2/5’sini cezaevinde infaz ediecektir. Kişi hapiste geçirilen belli bir süre sonunda adli para cezasını ödemek isterse, kalan hapis cezası yine günlüğü 100 TL’den paraya çevrilerek ödenecektir. İnfaz aşamasında hürriyeti bağlayıcı ceza ve ödenmemesi halinde adli para cezasının hapse çevrilmesinden sonra şartla tahliye hükümlerinin 2148 sayılı Yasa ile değişik ek 2. maddesinin uygulanabilmesi nedeniyle 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun daha lehe olduğu her türlü tartışmadan uzaktır (Yargıtay CGK - Karar:2010/254).
• 01.06.2005 – 01.03.2008 Tarihleri Arasında İşlenen Suçlara İlişkin İnfaz Dönemi: Bu dönemde üçlü bir ayrım vardır. TCK dışındaki özel ceza kanunları tarafında doğrudan belirlenmiş bir para cezasına hükmedilmişse, günlüğü 100 TL’den hapse çevrilir ve koşullu salıverilmeden yararlanamaz. (5275 sayılı İnfaz Kanunu Geçici md.1). Eğer adli para cezası, 5237 sayılı TCK’ya göre doğrudan gün üzerinden verilmişse (TCK’daki Gün Para Cezası Sistemi Nedeniyle), mahkeme hangi miktar üzerinden adli para cezası vermişse, ödenmediği takdirde o miktar üzerinden hapse çevirir. Bu durumda da kişi koşullu salıvermeden yararlanamaz. Üçüncü halde, yani hapis cezasından çevrilen para cezalarında ise mahkemenin paraya çevirdiği miktar üzerinden hapse çevrilir. Koşullu salıvermeden yararlanarak cezanın 1/3’ü indirilerek infaz edilir. 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 106.maddesinin 9.fıkrası 01.03.2008 tarihinde değiştirildiğinden bu tarihten sonra hapis cezasından çevrilse bile, ödenmemesi halinde hiçbir adli para cezası mahkumiyetinin infazında koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanılamaz.
• 01.03.2008- Tarihinden Bugüne Kadar Olan Dönem: 5275 sayılı İnfaz Kanunu m.106/9 hükmü gereğince, 01..03.2008 tarihinden sonra işlenen suçlarda hiçbir şekilde koşullu salıverilme uygulamasından yararlanılamaz. Hakimin yargılama sırasında TCK dışındaki özel ceza kanunlarından doğrudan, TCK’ya göre gün üzerinden veya hapis cezasından çevirdiği adli para cezası aynen ödenmek zorundadır. Adli para cezası ödenmediği takdirde; mahkeme, mahkumiyet hükmünde 1 gün karşılığında ne kadar para ödenmesine karar vermişse, adli para cezası o miktar üzerinden hapis cezasına çevrilir. Kişi hapse konulduktan sonra, adli para cezasını ödemek isterse cezaevinde yattığı süre düşülerek, cezasının kalanı hangi miktar üzerinden hapse çevirme işlemi yapılmışsa o miktar üzerinden paraya çevrilir.
01.03.2008 tarihinden sonra adli para cezası ödenmediğinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanamayacağı gibi denetimli serbestlik hükümleri de uygulanamaz. Ceza İnfaz Kanunu m.105/A’da öngörülen koşullu salıverilmeye 1 yıl kaldığında uygulanan denetimli serbestlik kuralı da adli para cezaları açısından uygulanamaz.
Denetimli Serbestlik, bir koşullu salıverilme tedbiri olup adli para cezasından kaynaklanmayan hapis cezaları için geçerlidir.
Uygulamada koşullu salıverme ve adli para cezası ilişkisinin bilinmemesi nedeniyle hak kayıpları yaşanmaktadır. Bu konuyla ilgili mutlaka bir ceza avukatı ile görüş alışverişi yapılmalıdır.
Gözaltı ve Tutukluluk Süresinin Adli Para Cezasından Mahsup Edilmesi
Hükümlünün ceza mahkumiyetinin konusu olan suç nedeniyle gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler mahsup işlemi yapılarak cezasından düşülür. Tutukluluk ve gözaltında geçrilen süreler adli para cezası mahkumiyetinden şu şekilde mahsup edilir:
• Hükümlü adli para cezasına mahkum edilmişse, tutukluluk ve gözaltında geçen 1 gün 100 TL sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır. Örneğin, aleyhine 3500 TL adli para cezasına hükmedilen kişi, 5 gün gözaltında kalmışsa 500 TL adli para cezasından indirilir ve kalan 3000 TL’yi ödemesi için infaz savcılığı tarafından ödeme emri gönderilir.
• Hükümlü, hem hapis cezasına hem adli para cezasına mahkum edilmişse, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler önce koşullu salıverilme tarihine kadar hesaplanmak üzere hapis cezasından mahsup edilir. Kalan süre, adli para cezasından mahsup edilir.

