Pazar, 28 Nisan 2024 17:43

Sigorta Dolandırıcılığı Suçu Nedir?

Sigorta Dolandırıcılığı Suçu Nedir?

5237 sayılı TCK’ya göre sigorta dolandırıcılığı suçu iki şekilde işlenebilir:

1. Sigorta dolandırıcılığı suçunun ilk şeklinde, diğer bir deyişle sigorta bedelinin alınması amacı ile dolandırıcılık suçu işlenmesi halinde, fail TCK’nun 158/1-k bendindeki nitelikli hal ile cezalandırılır. Sigorta bedelinin alıınması amacıyla işlenen bu dolandırıcılık türünde, failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kimse olması şartı yoktur, herhangi bir kimse bu suçun faili olabilir. Suçun oluşması için sigorta şirketinin sigorta ettiği riskin türü de önemli değildir. Örneğin, kasko sigortası, trafik sigortası, mal sigortası veya hayat sigortasından sigorta bedelini almak üzere gerçek olmayan bir olaya dair sahte belge düzenleyen herhangi bir kişi belgeleri sigorta şirketine ibraz ederek sigorta bedelini almışsa, sigorta bedelinin alınması maksadıyla nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemiş olur. Sahte evrakların sigorta şirketine ibraz edilmesi üzerine hilenin ve sahteciliğin zarar meuydan gelmeden ortaya çıkması halinde de fail sigorta dolandırıcılığına teşebbüs suçu nedeniyle cezalandırılır.

2. Failin kendisini sigorta kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya sigorta kurum ve kuruluşlarıyla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, mağdurları hileli hareketlerle zarara uğratması halinde ise, TCK m.158/1-L bendindeki nitelikli dolandırıcılık suçu oluşacaktır. Örneğin, telefonla arayarak kendisini bir sigorta şirketinin çalışanı olduğunu söyleyerek hayat sigortası yapma karşılığında para alan kişi, TCK m.158/1-L’de yer alan nitelikli dolandırıcılık (sigorta dolandırıcılığı) suçunu işlemiş olur.

Sigorta dolandırıcılığı suçunun cezası, 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve suçtan elde edilen menfaatin iki katı kadar adli para cezasıdır (TCK m.158/1-son).

Sigorta dolandırıcılığı suçu, TCK 158/1-k ve TCK 158/1-L bentlerinde nitelikli dolandırıcılık suçu olarak şu şekilde düzenlenmiştir:

TCK m.158/1
(1) Dolandırıcılık suçunun;

k) Sigorta bedelini almak maksadıyla

L) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Sigorta Dolandırıcılığı Suçunun Unsurları

Sigorta dolandırıcılığı suçu genel kastla işlenebilen serbest hareketli bir suçtur. Sigorta dolandırıcılığı suçu, en çok sahte trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmek suretiyle işlenmektedir. Sigorta bedelini almak için sigortalanan ev, işyeri vb. bir mekanın yakılması veya herhangi bir malın hasara uğratılmak suretiyle sigorta şirketinden sigorta bedelinin talep edilmesi de uygulamada sık karşılaşılan sigorta dolandırıcılığı suçlarıdır. Hasardan önce sigortalı olmadığı halde hasar meydana geldikten sonra sigortalatarak hasarın sigorta tarihinden sonra gerçekleştiği ileri sürülerek de sigorta bedeli talep edilmemesi sigorta dolandırıcılığı suçu oluşturur.

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Sigorta edenin dolandırılması, TCK’nın 158/1-k bendinde nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir (Y15CD-K.2014/496).

Sağlık, hayat, ferdi kaza vb. sigorta yapılacağı vaadiyle bir kimseden haksız çıkar sağlanması halinde TCK m.158/1-L bendinde yer alan sigorta kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya sigorta kurum ve kuruluşlarıyla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçu vücut bulur.

Müştekiyi sağlık sigortası yapılması konusunda aradıkları iddiası olması nedeniyle, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L. maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine aittir (Y15CD-K.2020/6094).

Sigorta dolandırıcılığı suçunun tamamlanabilmesi için failin hileli hareketlerle mağduru aldatarak zarara uğratması gerekir. Mağdurun uğradığı zarar, mutlaka ekonomik bir zarar olmalıdır.

Sigorta dolandırıcılığı suçuyla birlikte özel evrakta sahtecilik (TCK m.207) ve resmi evrakta sahtecilik (TCK m.204) suçlarının da işlenmesi mümkündür. Uygulamada, sigorta bedelini talep eden kişi çoğu zaman sahte bir belgeyle hasarı veya zararını ortaya koymaktadır. Sahte belge kullanılması veya mevcut bir belgenin tahrif edilmesi halinde özel veya resmi belgede sahtecilik suçu meydana gelebilir. Bu durumda fail hem belgede sahtecilik suçu nedeniyle hem de sigorta dolandırıcılığı suçu nedeniyle cezalandırılacaktır.

Sigorta dolandırıcılığı suçuna iştirak mümkündür. Örneğin, sigorta eksperi, tamirhane sahibi ve araç sahibinin anlaşarak hileli hareketlerle sigorta bedelinisigorta şirketinden almaları halinde failler suça iştirak hükümleri gereği cezalandırılır.

Sigorta Dolandırıcılığı Suçuna Teşebbüs Hükümleri

Ceza hukukunda suça teşebbüs, işlenmesi amaçlanan bir suçun kanunda yazılı icra hareketlerine başladıktan sonra failin iradesi dışındaki sebeplerle suçun tamamlanamamasıdır (TCK md.35). Sigorta dolandırıcılığı suçunun teşebbüs aşamasında kalması mümkündür. Sigorta dolandırıcılığı suçunun teşebbüs aşamasında kalması halinde, faile verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK m.35/2).

TCK m.158/1-k bendinde yer alan sigorta dolandırıcılığı suçunun teşebbüs aşamasına varması için sigorta bedelinin alınması maksadıyla gerekli evrakların sigorta şirketine ibraz edilmiş olması gerekir.

Sanığın aşamalardaki savunmalarında hırsızlandığını iddia ettiği malların değeri hakkında birbirinden farklı ve tutarsız beyanlarda bulunmuş olması, çalındığı iddia edilen bir miktar malın sanığın arkadaşının kömürlüğünde bulunması, sigorta eksperi tarafından yapılan incelemede sanığın önceki yıllara göre suç tarihinden kısa bir zaman içinde stoklarda büyük artış saptanmış olması, Fırat Temizlik isimli firmadan alınan ve çalındığı beyan edilen temizlik malzemelerinin işyerinde hiç bulunmaması, ilgili firmanın belirtilen adreste faaliyette olmaması ve dosyaya sunulan faturaların sahte oldukları anlaşılmakla, sanığın sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık suçuna teşebbüse ilişkin 5237 sayılı TCK 158/1-k ve 35. madde ve suç uydurma suçuna ilişkin TCK’nın 271/1. madde hükümleri uyarınca mahkumiyetleri yerine, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, bozma nedenidir(Y15CD-K.2021/2481)

Sigorta Dolandırıcılığı Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık, kişinin işlediği suçtan dolayı özgür iradesiyle sonradan pişman olması, suç teşkil eden fiilin meydana getirdiği olumsuzlukları gidermesi ve ceza adaletine olumlu davranışlarıyla katkı sunması halinde indirim hükümlerinin uygulanmasını sağlayan bir ceza hukuku kurumudur.
Sigorta dolandırıcılığı suçunun tamamlanması halinde fail hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için failin suçtan zarar gören veya mağdurun zararını gidermesi gerekir. Ancak, sigorta dolandırıcılığı suçu teşebbüs aşamasında kalmışsa zarar giderilse bile fail hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.

Sigorta dolandırıcılığı suçu tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir (TCK m.168/1). Yani, soruşturma aşamasında zararın giderilmesi halinde cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmeden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir (TCK m.168/2).

Görevli Mahkeme

Sigorta bedelini almak maksadıyla (TCK m.158/1-k) veya kendisini sigorta kuruluşunun çalışanı olarak tanıtarak veya sigorta kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söyleyerek (TCK m.158/1-L) işlenen sigorta dolandırıcılığı suçları nitelikli dolandırıcılık suçlarıdır. Bu nedenle bu suçları yargılama görevi ağır ceza mahkemesi tarafından yerine getirilmektedir.

Sanıkların motorlu taşıt sahibi oldukları, oluşmamış trafik kazasına ilişkin imzaları kendilerine ait olmayan kaza tespit tutanağını oluşturdukları, sigorta bedelini almak amacıyla sigorta şirketine başvurulduğunun iddia edildiği somut olayda; dolandırıcılık eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-k maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, suça ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekir (Y15CD-K.2019/10933).

Suçun Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaştırma

Sigorta dolandırıcılığı suçu takibi şikayete bağlı suçlar arasında değildir. Suçun mağduru, şikayet hakkını en geç dava zamanaşımı süresi içinde kullanılmalıdır. Bu suçtan dolayı dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.

Sigorta dolandırıcılığı suçu taraflar arasında uzlaştırma prosedürü uygulanmasını gerektiren suçlardan değildir. Uzlaşma kapsamında olan suçlarda, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanması, uzlaşma sağlanmazsa soruşturmaya veya yargılamaya devam edilmesi gerekir. Bu suç uzlaşma kapsamında olmadığından uzlaştırma prosedürü uygulanmaz.

Sigorta Dolandırıcılığı Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanığın 5 yıl gözlenmesi ve sanık hakkında verilen hükmün bu süre boyunca hiçbir sonuç doğurmaması, sanığın bu sürede yeni bir suç işlememesi halinde hakkındaki davanın düşmesi olarak tanımlanabilir.

HAGB kararı verilmesinin önemli şartlarından biri mağdurun uğradığı zararın giderilmesi şartıdır. Sigorta dolandırıcılığı suçunda zararın giderilmesi halinde suçun cezasının HAGB kararı verilebilmesi için gerekli olan miktara düşmesi mümkündür. Suçtan zarar gören veya mağdurun zararının giderilmesi halinde mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermesi mümkündür.

Cezasının Ertelenmesi veya Adli Para Cezasına Çevrilmesi

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Sigorta dolandırıcılığı suçu nedeniyle sanık hakkında verilen ceza 1 yılı aşacağı için, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Ancak, daha az cezayı gerektiren haller (TCK m.144) ve bazı akrabalık hallerinin mevcut olduğu durumlarda (TCK m.167/2) cezanın miktar itibariyle 1 yıl veya daha altı bir miktara inmesi söz konusu olabileceğinden, bu hallerde hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

Cezanın ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Sigorta dolandırıcılığı suçu nedeniyle şartları varsa hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkündür.

 

Okunma 628 kez Son Düzenlenme Pazar, 28 Nisan 2024 17:53